Çoğumuz yaz tatilini geride bıraktık. Okullar açıldı ve herkes işinin başına döndü. Tatil için çoğunlukla tercih edilen Akdeniz kıyılarından buruk bir dönüş yaşadı çalışanlar. O kıyılardan özellikle arabayla dönenler büyük bir rekabetin temelini teşkil eden uzun sazlık kamışlarına belki dikkat ettiler belki de etmediler. Evet, bildiğiniz kamıştan söz ediyorum. Nemli yerlerin kıyısında ve bol güneşli coğrafyalarda yetişen bu sazlıklar enstrüman piyasasının en önemli ham maddelerinden bir tanesi. Bu kamışlar, 17. yüzyıldan beri sazlık kamışıyla enstrüman çalanların ve enstrüman yapımcılarının hayatlarındaki en önemli meselelerden bir tanesi oldu. Dünyanın dört bir yanındaki klarnet, saksafon, obua ve fagot çalan müzisyenlerin yarattıkları bu talep tabiri caizse “sazlık kamışı ekonomisini”meydana getirdi.

İşlenmiş saksofon kamışları

İşlenmiş (solda) fagot ve (sağda) obua kamışları

Neden bu kadar önemli ?

Konu hakkında bilgisi olmayanlar merak edebilirler: “Neden bu kadar önemli?”. Meselenin bu kadar hayati olmasının sebebi bu kamışların yokluğunda enstrümanların hiçbir kıymetinin olmaması. Enstrümanların ses çıkarabilmesi için bu kamışların mutlaka edinilmesi gerekiyor. Üflenen hava ile titreşen kamışlar enstrüman işbirliği ile ses üretiyor: Müzisyen, sazlık kamışı ve enstrüman ortaklığı ile melodi ortaya çıkıyor. “E peki bir kere alınır olur biter” diyenler olabilir. Bu ne yazık ki mümkün değil çünkü kamışların ömrü çok kısa. Çalındıkça etkisini ve müzikal kalitesini yitiren sazlık kamışlarının belirli aralıklarla satın alınması gerekiyor. Müzisyenlerin hiç bitmeyen bu döngüsü enstrüman ekonomisinin kamış ayağını oluşturuyor. Vandoren, D’Addario, Silverstein, Rigotti gibi yabancı markalar bu alanın büyük isimleri olarak ön plana çıkıyorlar. D’Addario firması D’Addario Vakfı aracılığıyla müzik eğitimi almaya ekonomik gücü yetmeyen yetenekli genç müzisyen adaylarına burs sağlayacak bir bağış sistemi dahi oluşturmuş.

“Türkiye’nin Akdeniz ikliminde yetişiyor”

Ara başlıkta okuduğunuz bu açıklama birçok yabancı kamış üreticisi tarafından internet sitelerinde dile getiriliyor. Çünkü Akdeniz ikliminde yetişen kamışlar en kaliteli malzeme olarak nitelendiriliyor. Satış yapan bir başka yabancı firma Reed&Stuff, fagot kamışlarının açıklamasında “Türkiye’nin Akdeniz ikliminde yetişiyor” diyerek pazarlama yapıyor. Yani aslında bizi bize satıyor. Buradan anlaşılacağı üzere yurtdışına kamış satan başarılı yerli girişimcilerimiz de var (Bir başka yazıda bu konuya detaylı değineceğim). Önceki yazımda döviz kuruna muhtaç kalan enstrüman sektörünün ve müzisyenlerin çektikleri çileyi anlatmıştım. Aynı durum kamış sektöründe de var. Çoğunluklu olarak tüketici konumunda kalıyoruz. Yerli girişimcilerimizin bu alanda desteklendiğini, Vandoren, D’Addario gibi küreselleşen bir markaya sahip olduğumuzu hayal edin. Bahsettiğim hammade uranyum değil sazlık kamışı. Kimse bunun imkânsız bir hayal olduğunu söylemesin.

Rigotti firmasının Fransa’nın Grimaud Var bölgesindeki kamış üretim alanları ve işlenmek üzere üretilen kamışlar

Sektör sosyal medyada nasıl çalışıyor?

Bu dev firmalar klasik pazarlama yöntemlerinin yanında sosyal medyayı da etkili biçimde kullanıyorlar. Instagram en ön plana çıkan mecra durumunda. Takipçi sayıları çok yüksek olan dünyaca ünlü solistlere koli koli kamışlar yollayan firmalar ürün yerleştirme tarzını uyguluyorlar. Müzisyen, hesabından “Falanca firmanın kamışları ulaştı, haydi deneyelim bakalım” tarzında bir paylaşım yaptığı andan itibaren firma bir anda takipçilerle iletişim haline geçmiş oluyor. Kamış firmaları ürünlerine ilgi çekmek için mutlaka tanınmış ve itibar gören müzisyenlerle işbirliğine gidiyorlar.

Saksofon sanatçısı Eli Bennett sosyal medya hesabından sıklıkla D’Addario ürünlerinin paylaşımlarını yapıyor. Instagram’da 39 bin 800 takipçisi var

Eli Bennett D’Addario markasının ağızlıklarını çekilişle birkaç takipçisine hediye edeceğinin müjdesini veriyor

Saksofon sanatçısı Chad Lefkowitz Lupifaro markasının kamışlarının Amerika’da satışa çıktığını duyuruyor. Lebkowitz’in Instagram’da 62 bin 900 takipçisi var

“Tek çekim olsun. Bir anda bitirin şu işi”

Sektör son birkaç yıldır öyle bir noktaya geldi ki daha uzun süre dayanan sentetik kamışlar üretildi. Bunlar için öyle yatırımlar ve girişimler yapıldı ki son teknoloji ürünü cihazlarda profesyonel müzisyenlerle çalışmalar yapıldı. Kanadalı Legere firması sentetik klarnet ve saksofon kamışlarını ürettiğini duyurduğunda nefesli enstürman pazarında büyük bir heyecan oluşturdu. Arkasından üretimi daha zahmetli olan ve ciddi el emeği gerektiren fagot ve obua kamışlarının sentetik sürümlerini ilan ettiğinde ise bütün dünyada bomba etkisi yarattı. Bundan birkaç sene önce Legere firmasına mail attım: “Bu sentetik kamışlar Türkiye’ye ne zaman ulaşacak?”. Cevap birkaç gün sonra geldi: “ Öyle bir mail yağmuru altındayız ki taleplerle baş edemiyoruz. Ürünümüz Türkiye pazarında da olacak”. Gerçekten de dedikleri oldu ve pazara düşer düşmez hemen iki tane edindim. Bir alto saksofon ve bir obua sentetik kamışının bana maliyeti tam 945 lira olmuştu. Ellerim titreye titreye pos cihazına yaklaştım: “Tek çekim olsun. Bir anda bitirin şu işi” dedim. Birkaç gün önce sentetik Legere ürünlerine bir rakip çıktı. Silverstein markası Alta Ambipoly adıyla ürettiği sentetik saksofon kamışlarını duyurdu. Yeni doğan bu sentetik pazarında da işler kızışmaya başladı. Müziğin ekonomik gücü işte böyle bir şey.

Legere sentetik kamışları

Orchestra della Svizzera italiana klarnetçisi Corrado Giuffredi, Legere sentetik kamışlarını deneyip sosyal medyadan duyuran müzisyenlerden bir tanesi. Instagram’da 38 bin 800 takipçisi var.

Silverstein markasının Alta Ambipoly adıyla piyasaya sürdüğü yeni sentetik alto saksofon kamışı

Orkestralar ve müzik grupları, oluştukları her yerde ekonomik hareket yaratırlar. Biz kültür sanat politikalarını ötelerken, orkestralara ödenek vermemek için bahaneler ararken, müzisyen istihdamını angarya olarak yorumlayan bir ortamda yaşarken başka diyarlarda biri çıkar, sentetik kamışını sana Euro’dan satıp elde ettiği kârının keyfini sürer.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5