Öne Çıkanlar CHP THY Avrupa Ligi antalya grev turkcell

"Kanserin ana sebebi işlenmiş tuzdur"

Mahmut Grup Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Küçükdoğançoğu hastalığın sebebinin tuzu hayatımızdan çıkartmak olduğuna değinip sözlerini şöyle sürdürdü, “Son yıllarda tuzun başına gelmeyen kalmadı. Tıp alemi de,tuzu hayatınızdan çıkartın, dediler ve insanlar da buna inanarak hayatlarından tuzu çıkarttılar onun hiçin 7’den 70’e hepimiz hastalıklarla karşı karşıya kaldık. Şuanda hasta olmayan hemen hemen hiçbir insanımız yok. Sebebi doğru tuzu kullanmamaktan kaynaklanıyor. Tuzu bir de bize tat ve tuz olarak belirtmişler, aslında tuzun tadı ve tuzu bonusudur. Tuzun içerisinde 85 tane mineral var. Peki hangi tuzda var? Sıvı tuzda var. Sıvı tuz ile biz bundan 8,9 yıl önce rastlaştık. Sıvı tuz kaynaktan çıkıyor. Ama içerisindeki oran %26.2 doyum noktasında çıkıyor. Çıkarken insan sağlığına zararlı hiçbir minerali içinde barındırmayarak çıkıyor. Halkımızın rağbet ettiği kaya tuzlarının içinde ciddi manada civa var. Şuanda tuz diye kullandığımız tuzlar, tuz değil. Onun bir tanesini yediğimiz zaman hasta oluyoruz. "

Kanserin ana sebebi işlenmiş tuzdur”

Bugün kanserin ana sebebi tuzdur başka hiçbir şey değildir. Hangi tuz? İşlenmiş tuz, içerisine katkı maddesi konulmuş tuz. Ama şuanda %99’unuz rafine edilmiş, işlenmiş tuzları kullanıyor. Tıp alemi zaten bu işlenmiş tuzların şerrinden kurtulamadığı için tuzları kullanmayın diyorlar. Tuzu kullanmamak çare mi? Hayır.  Sıvı tuz, kaynaktan çıkıyor ve biz içerisinde hiçbir şey ilave etmiyoruz, sadece şişeliyoruz. Bizim bir sloganımız var “Sağlıklı olmak istiyorsan, beden sağlığı, akıl sağlığı ve ruh sağlığı, bu 3’üne sahip olmak istiyorsan yemeklerinde ve hayatında sıvı tuz kullan.” Bugün bunlardan binlerce yıl önce Hititler sıvı tuzu iksir olarak kullanmış. Türkmenistan’a gittiğinizde sizi ilk olarak doğru tuzla karşılıyorlar, bir parmak tuz alıyorsunuz. Peygamberimizin hadisi şerifi var; yemeğe tuz ile başlayın tuz ile bitirin. 

Şuanda bizim tuzumuz Türkiye’de yok denecek kadar az satılırken Avrupalıların her marketinde biz sıvı tuz satabiliyoruz. Kendi ülkemizden çıkan ürünü biz kullanmıyoruz, başkaları kullanıyor.”

Küçükdoğan, sözlerini sıvı tuzun sadece gıda olarak değil aynı zamanda kozmetik ilaç olarak da kullanıldığını belirterek sonlandırdı.

'Yöresel Ürünlerin Perakendeye Katkısı' konu başlıklı panelde konuşan Derya Kılıç, Adres Patent Satış ve Pazarlama Müdürü ise coğrafi işaretlerin en kısa tanımının ürünün yer ile olan ilişkisi olarak nitelendirdikten sonra sözlerini şöyle devam etti,  “Coğrafi işaretler bir tescil anlamına geliyor. Coğrafi işaretlerin en kısa tanımı; ürünün yer ile olan ilişkisi. Son 5 yıldır özellikle coğrafi işaretler konusu çokça konuşuluyor. Bu konuda farkındalık oluşturmak için de bir sürü etkinlikler yapılıyor. Ben hem işim olarak hem de kişisel olarak bu işe gönül verdim. Özellikle İstanbul’da yaşayan biri olarak gerçekten gıda güvenliği ile ilgili çok ciddi sorunlarımız olduğu farkına vardım. Bu da beni hem kişisel olarak hem de işin içerisinde olan biri olarak çok üzdü ve Türkiye’nin her yerini karış karış gezip, coğrafi işareti tescilli üreticileri tek tek tanımak istedim, görmek istedim. Çünkü biz aynı zamanda bu işin coğrafi işaret tescil aşamasını yapıyoruz." 

“Üreticilerin Coğrafi İşaret’in ne olduğunu bilmesi gerekiyor”

"Üreticilerin ne ürettiğini ya da ne sattığını bilmesi gerekiyor. İlk olarak burdan yola çıktık. Türkiye’de 2500 civarında yöresel ürün olduğu söyleniyor ama sadece 463 tanesi şuanda Türkiye’de tescilli. 460 tane de tescil beklediğimiz dosyalarımız var. Bir de bunun Avrupa ayağı var. Biz yurtdışında özellikle bununla ilgili konferanslara gittiğimizde, üzülerek söylüyorum ki, Türkiye’nin sadece 3 adet Avrupa Birliği’nde coğrafi işaretli ürünü var. Bunlar;  Malatya kayısısı, Aydın inciri, Gaziantep baklavası. 

Bizimle çalışan Metro market var. Metro bir Alman firması olmasına rağmen özellikle Türkiye’deki coğrafi işaretlere bir şekilde yol gösterici oldu. Yok olmak üzere olan Taşköprü Sarımsağını üreticileri örgütleyerek, yeniden üretilmesini sağladı. Coğrafi işaretlerin ticarileşme kısmını Metro ile yürütüyoruz. Perder de aynı uygulamayı yapabilir, çok kolay. Birincisi ,Metro , Edirne’den Kars’a kadar herkesi dolaşıyor. İkincisi, tescilli ürünler Türk patent ve marka kurumunun sitesinde yayınlanıyor. Biz, coğrafi işaretleri ürünleri ilk olarak standartını oluşturup tescil altına alacağız, ikinci olarak o standarta uygun denetimin yapılmasını sağlayacağız , daha sonra da bunu tüketiciye ulaştıracağız." 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.