Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı için geçtiğimiz hafta sonu Adana’daydım. Bu etkinliğin ilk yılından itibaren ‘Karnaval Gazetesi’ çıkarılıyor. Klasik gazetelerin internet karşısında tirajları her geçen yıl eriyor. Ancak, Karnaval’da gazete geleneğinde bir gerileme yok. Her yıl daha yüksek tirajla basılan bu gazetenin içeriğini sevgili Mehmet Uluğtürkan ve Doğu Akdeniz’in ekonomi yayını Refleks Gazetesi’nin ekibi yapıyor.
 
Adana’nın cömertliğini, çok renkliliğini yani kültürünü yansıtan bu gazeteyi her yıl dikkat le okuyorum. Gazete benim gibi yüz binlerin ilgisini çekiyor. Zira karnavalın gün gün an an programı da bu gazetede yer alıyor.


 
Bu sayıyı elime aldığımda bir sayfanın manşetinden çok etkilendim.
 
Ülkemizin kurucusu, önderimiz Atatürk’ün bir portakal bahçesinde çekilmiş iki fotoğrafını gördüm. Yanında Ata’nın manevi kızı Sabiha Gökçen de vardı. Ve başlık Nazım Hikmetin Abidin Dino’ya sorusunu hatırlatır gibiydi.
  
Atatürk, yanında bulunan Gökçen’e, “SABİHA SEN BİLİR MİSİN BU PORTAKAL ÇİÇEĞİ NASIL KOKAR?” diyordu.


 
Başlığın altındaki yazı çok anlamlıydı. Geçtiğimiz yıl yazdığı Kurtuluş Savaşı romanı Madalyasız’la tanınırlığını pekiştiren Mehmet Uluğtürkan yine yapmıştı yapacağını. 19 Kasım 1937 Pazar günü Atatürk’ün Mersin ziyaretindeki bir diyaloğu yaşayanların anılarından bulup çıkarmıştı.
 
Ben bu cümlenin gelecek yılın Portakal Çiçeği Karnavalı’nda tüm Türkiye’de gerçekleştirilecek tanıtımlarda kullanılması gerektiğine inanıyorum. Ve buradan Karnavalın fikir babası TOYOTA Türkiye CEO’su Ali Haydan Bozkurt’a öneride bulunuyorum. Atatürk’ün portakal bahçesindeki fotoğraflarıyla birlikte bilbordlardan gazete ilanlarına her platformda bu sloganı kullanalım.
  
Gelelim, Portakal Çiçeği Karnavalı ile ilgili düşüncelerime...
 

Öncelikle etkinliğin sivil inisiyatif tarafından 7 yıldır gerçekleştiriliyor olması bir başarı. Adana ve bölge turizmini hareketlendiren otellerden taksiciye herkesin mutlu olduğu bu güzel organizasyonun uluslararası penceresinde atılması gereken adımlar var. Zira karnavaldan beklenen katkı bir taraftan iç turizmi canlandırmasını yanı sıra nihai hedef katma değeri yüksek dış turizm hedefi olmalı.


 
Adana’da dünyanın en büyük müzelerinden biri olduğunu gidince öğrendik. Tarsus’tan Hatay’a inanç turizminin merkezindeki Adana, Kapadokya’ya yakınlık avantajıyla da turizmde daha çok geliri kısa sürede alabilecek potansiyele sahip.
  
Adana Büyükşehir Belediyesi’nde seçimlerle bir değişim yaşandı. CHP’li Zeydan Karalar’ın kazandığı Adana seçimleri sonrasında henüz mazbatasını dahi almadan Karnaval’a olan desteğini bizzat etkinliğin her yerinde olarak gösteren Karalar’a Adanalının teveccühü hayli fazla.


 
Türkiye’nin stresli bir seçim sürecini geride bırakmaya hazırlandığı bir dönemde Adana’daki bu etkinlik, birlikte eğlenmeyi, gülmeyi, gülümsetmeyi başarabildiğimizi gösterdi ve motivasyonumuza da katkı sağladı. Elbette organizasyonun eksikleri de var. Yüz binlerce insanı aynı sokaklarda yürütmek, animasyonlu, kostümlü kortej yapmak kolay değil. Ama yine de trafiği, satış için kurulan standları daha düzgün konumlandırmak insanları yormadan eğlendirmek çok zor değil. Gelecek yıllarda bunların da aşılacağına eminim.
 
Karnaval’da Adana Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç’la da sohbet etme imkanımız oldu. Kıvanç, hem TOBB hem de TİM’in yönetiminde yer alan ve bu özelliğiyle tek iş adamlarından biri. Sektörünü iyi biliyor, seviliyor, çok çalışıyor. Karnaval’da İzmir’den, Bursa’dan gelen misafirleriyle birlikte biz gazetecileri de ağırladı. Karnaval ortamında ekonomi konuşmayı çok yeğlemedik. Ama Türkiye’nin tıpkı karnavalda olduğu gibi bir olmayı, birlikte olmayı, motivasyonunu yükselterek yola devam etmesi gerektiğini konuştuk.
 
 
 
İşte o önemli anın tüm ayrıntısı
 
19 Kasım 1937... Atatürk Mersin’de.. Günlerden Pazar... Mersin Belediye Başkanı Mithat Toroğlu heyecanlı. Ülkenin kurtarıcısını ağırlıyor. Celal Bayar, Şükrü Kaya ve Sabiha Gökçen gibi isimlerin de bulunduğu heyet hayli kalabalık. Başkan Toroğlu misafirlerini Yakup Ersoy’un narenciye bahçesine götürüyor.

 

Sabiha Gökçen,  ağaçtan bir mandalina koparıp soyuyor ve Atatürk’e ikram ediyor.  “Yok” diyor Atatürk:  ‘Portakal istiyor canım...’
 
 “Ama dalından kendim kopardığım bir portakal olmalı. Zira hayatım boyunca dalından portakal koparmadım” diye ekliyor.

Etrafında bulunan herkes çakı uzatıyor Atatürk’e... Paşa, Belediye Reisi Toroğlu’nun çakısını alıyor.
 
Bir taraftan portakalı soyarken Sabiha Gökçen’e sesleniyor: “Sabiha sen bilir misin bu portakal çiçeği nasıl kokar?”
 
“Bilmem” diye yanıtlıyor Sabiha Gökçen...

“Bir bahar günü geçtiğim Adana’dan hatırlıyorum. Bahar olaydı, bak bakalım buralar nasıl kokardı. Belki ömrümüze ömür katırdı” dedi Atatürk...
  
Milyonlarca insan sokaktaydı


 
Türkiye’nin ilk ve tek sokak karnavalı olan ve dünyanın sayılı karnavalları arasına girmeyi başaran “Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı” için on binlerce insan bir kez daha Adana’da buluştu. Kent karnaval coşkusuyla büyük bir şölen alanına dönüşürken, yerli ve yabancı binlerce kişi “hoşgörü ve dostluk” mesajını tüm dünyaya yolladılar. Karnavalın açılışını Adana Valisi Mahmut Demirtaş, Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, ilçe belediye başkanları, sanatçılar ve karnavalın fikir önderi Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış A.Ş. CEO’su Ali Haydar Bozkurt “karnaval gongunu” birlikte çalarak gerçekleştirdiler.
 
 
 
 
 
 
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5