Dünya olarak Covid-19’u kontrol altına alamadığımız için malum virüs hala hayatımızda mutlak söz sahibi. Marketler en büyük sosyalleşme eylemi... İşe gidenler, yaşamlarını iş-market-ev üçgeninde sürdürüyor. Güney yarımküre’nin kış ayına girmesiyle Corona virüs vakaları başta Brezilya olmak üzere birçok ülkede tavan yaptı. Bu durum 3-4 aylık yaz döneminin sonunda Türkiye ve Avrupa ülkelerinde de alarm zillerinin çalması anlamını taşıyor.  Aranızdan bazıları ‘Ya kardeşim dur daha yeni normalleşme çabaları başladı, moralimizi bozma’ diyebilir. Ancak dikkatli olmakta yarar var. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın deyimiyle ‘eskisi kadar yakın olamasak da’, ekonominin çarklarının bir şekilde dönmesi de gerekiyor. 

Bayideki araçlar tükeniyor

Geçtiğimiz günlerde nisan ayına ait otomotiv satış verileri geldi. Avrupa’da kayıp yüzde -78,28 oranındayken; Türkiye’de yüzde -10,61 olarak kaydedildi. Türkiye, nisan ayında otomobil satışında 2. sırada yer alırken, ticari araçta ise 3. sırada görünüyor. Avrupalı kriz sürecinde daha az araba alırken, Türk kullanıcılarda ise ‘krizi fırsat görme’ eğilimi var. Öte yandan fiyatların daha çok yükseleceğinden ve daha ulaşılmaz olmasından endişe duyan birçok alıcı, böyle bir reaksiyon gösteriyor.

İkinci el araç fiyatlarının da aşırı derecede yükselmesiyle ‘iyi fiyata satarsam, model yükselteyim’  düşüncesi hâkim. Nitekim noterler ve sıfır araç satış noktaları hayli kalabalık... 

Acaba pandemi sürecinden sonra ÖTV düşer mi teorisi burada –ne yazık ki- geçerliliğini yitiriyor. Önümüzdeki dönemde herhangi bir ÖTV indirimi öngörülmüyor. Çünkü sıfır otomotiv fiyatları her geçen gün yükseliyor olsa da ‘tüketici’ bir şekilde hala otomobil alma eğilimi gösteriyor. 

Bayilerde yoğunluk var ancak bu yoğunluğun önümüzdeki 2 ay içinde biraz daha ikinci el piyasaya kayması muhtemel görünüyor. Neden mi? Çünkü pandemi sürecinde birçok markanın fabrikalarında üretim tamamen durdu. Dolayısıyla yetkili satıcılar, ellerindeki araçları tamamen sattıktan sonra yaklaşık 2-3 aylık yeni araç bekleme sorunu ile karşılaşılabilir. 

Sıfır-ikinci el fiyat dengesi yitirildi

Yukarıdaki tabloda nisan ayına ait sıfır otomobil satışları görülüyor.  Fransız üretici Peugeot 3.960 araçla liderlik koltuğuna otururken, onu 3.762 araçla Fiat, 3.109 adetle Renault izliyor. Volkswagen, Ford ve Opel ise takibe devam ediyor. Şu çok net: Sıfır otomobil bulamayan alıcılar, temiz ikinci el araçlara yönelecek... Nitekim an itibariyle ikinci el az kullanılmış ya da hiç kullanılmamış otomobiller, sıfır araçların fiyatları ile ya aynı ve ya daha yüksek bir durumda satışa sunuluyor. 
Sıfır ve ikinci el otomotiv fiyat dengesi, vergiler ve yüksek kur oranı yüzünden zaten sıkıntılıydı. Pandemi ile birlikte iyice alt üst oldu.

İstatistikler yalan söylemez! 

Son 1 ayda neredeyse tüm sıfır modellere 10 bin TL civarı zam geldi. İkinci el otomotiv satış verilerine baktığımızda 5-10 yaş arasındaki modellere ilgilinin daha fazla olduğu aşikâr. Tabii ki bu durum nispeten uygun fiyat ile doğru orantılı… Ancak toplumun reel satın alım gücünü de gösteriyor. Dolayısıyla sıfır model ve 0-5 yaş ikinci el araçlara talebin çok daha az olması; geleceği yönelik Türk otomotiv sektörü için yeni planlamalar yapılmasını zorunlu kılıyor. 

Özellikle Anadolu kentlerindeki bazı yetkili bayiler, kurun dengesizliğinin fiyatlara olabildiğince az yansıtmak için ellerindeki sıfır otomobilleri önce kendileri satın alıyor. Bu sayede müşterilere 5-10 bin TL civarında fiyat avantajı sağlanıyor. Tabi bunun da bazı handikapları var. Tramerde aracı satarken 3. el gibi gözükmesi ve özellikle şirket alımlarında masrafa yazılmaması v.b. 

Asıl tablo parlak değil

Türkiye’deki var olan piyasa hareketliliğinin arkasında psikolojik nedenler yatıyor. Yakın bir zaman diliminde satışların doyum noktasına ulaşacağını öngörüyoruz. Elbette Türkiye otomotiv piyasası dünyadan bağımsız değil. Dünya’ya baktığımızda işler hiç iyi değil. 

Geçtiğimiz günlerde Fransız üretici Renault’un mali olarak zorda olduğu duyuruldu. Hatta firmanın kapanma noktasına geldiği bildirildi. Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise yaptığı açıklamada otomotiv sanayine 8 milyar Euro’dan fazla destek verileceğini açıkladı. 

Renault elbette bir şekilde yoluna devam edecek… Ancak şirketten yapılan açıklamada maliyetlerin 2024 yılına kadar yüzde 40 oranında azaltılacağı ve 5 bin kişinin işten çıkarılacağı söylendi. 

Öte yandan karlılığın arttırılması, yeni girişimleri ve ortaklıkları beraberinde getiriyor. Bu kapsamda var olan Renault Nissan ortaklığının yanı sıra, bir uzak doğulu üretici olan Mitsubishi de bu ortaklıkta payını alacak. 

Amaç birbirinden farklı bölgelerde bir ittifak stratejisi oluşturmak… Plan çerçevesinde, Çin, Kuzey Amerika ve Japonya'da Nissan, Avrupa, Rusya, Güney Amerika ve Kuzey Afrika'da Renault, ASEAN ve Okyanusya bölgesinde ise Mitsubishi Motors yer alacak. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Fatma 1 ay önce

Güzel bir yazı. 2. El fiyatları cep yakıyor