Şimdinin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in Seferihisar Belediye Başkanı olduğu yıllar… Kendi alanında oscar sayılan Kent ve Yaşam Ödülleri jürisi değerlendirmede. Bilim insanı, iş insanı kısacası her biri kendi alanında marka olan isimler var jüri de… Yerel yönetimde ile ilgili Seferihisar’ın yerel pazar, karakılçık buğdayı başarısı, kurutulmuş mandalina ve yenilenebilir enerji gibi projeleri öneriliyor. Sonra oylama ve oybirliği ile ödüllendirilmesi kararlaştırılıyor. Hem de oybirliği ile. Sonuçlarla ilgili değerlendirme yapan jürideki dostlarımızdan birinin şu ifadesini ise dün gibi hatırlıyorum:

- Siz esas Neptün Soyer’in yaptıklarına bakmalısınız. Başlattığı kooperatifçilik atağa adım adım ilerliyor. İnsanların hayatını değiştiriyor.

Serap Girgin Baykal EGD’nin başlattığı evde kal sohbetleri kapsamında kanalekonomi’nin instagram adresinde yayınlanan programında Neptün Soyer’i konuşurken görünce o günü hatırladım yeniden.

Kooperatif diyordu Neptün Soyer…. Hem de o kadar içten o kadar sahici söylüyordu ki bu iş olacak diye bir kere daha düşündüm. Emin adımlarla ilerliyordu kooperatifçilik ve atılan tohumlar yeşermiş, dikilen fidanlar meyve vermeye başlamıştı.

Şu anda Türkiye’de üçüncü kooperatifçilik atağını yapmıştı. En son kent kooperatifçiliğinde tam başarıyı yakalamışken rüzgar tersine dönmüştü.

Şimdi devrede kadınlar, sayıları çok az da olsa çiftçiler vardı ve Ege ve Türkiye’nin bir çok yerinde başarı hikayeleri yazılmaya başlamıştı. Bütün bu gelişmeler üçüncü kooperatifçilik devrimini için tam zamanı olduğunu gösteriyor. Tam da bu noktada bakın ne diyor Neptün Soyer:

-  Bu iş Anadolu’nun geleneğinde var. İmece bizim içselleştirdiğimiz bir konu. Ve en önemlisi bu salgın sürecinde gördük ki insanın felaketlere karşı zaferi dayanışmadan geçiyor.

Kooperatifçiliğin içindeki iki pırlanta imece ve dayanışma bugün olduğu gibi yarınlarda da Türkiye kurtaracak iki önemli kavram. Bu yüzden Neptün Soyer’in şu söylediklerini de dikkat kesilmek gerekiyor:

- Türkiye’de tarım toprakları miras hukuku nedeniyle küçülmüş durumda. 30 dönün altındaki küçük toprak parçalarında büyük işler yapılamıyor. Ama bir araya gelip kooperatifler kuulursa çok şey değişir. Eğer zeytinimiz varsa birleşince zeytinyağı yaparız hem de en kalitelisini. Fındıkta, kayısıda, üzümde, soğanda, salatalıkta her şeyde bu söylediklerim geçerli.

Ve bu gelişme köye ya da kırsala dönüşü yeniden başlatır. Tarım topraklarımız bereket fışkırır ve virüs salgını döneminde bir kere daha öne çıkan gıda üretiminde öne geçeriz. Sadece Seferihisar’da yapılanı, Neptün Soyer’in yaktığı ışığın farkında olmak yeterli. Düşünebiliyor musunuz karakılçık buğdayının, siyez bulgurunun ülkesinde neler yapılmaz ki… 1960’lı yıllarda kooperatifçilik Ege’de başını kaldırmıştı ama olmadı. Şimdi bu işin önderliğini Neptün Soyer gibi çok sayıda kadın yapıyor. Kadınlar başaracak gibi geliyor…

Tüketim kooperatifleri de önemli

Kooperatifçilik sadece üreticiyi ilgilendiren bir kavram değil. Neptün Soyer ve diğer kadınlar üretim kooperatifi kurarken  özellikle büyük kentlerdeki kadınlar da olayın tamamlayıcısı olmalı ve tüketim kooperatifleri kurmalı. Böylece bir araya gelerek üretilen ürünlerin direk tüketiciye ulaşması sağlanabilir. Ve yıllardır ekonomi basanında çıkan aracı zinciri veya daha kaba anlatımıyla aracı kazığı haberleri sona erebilir. Bütün bu çalışmalarda Seferihisar’da olduğu gibi yerel yönetimlere de büyük görev düşüyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.