İstanbul ; Küre Fuarcılık tarafından organize edilen  5 -8 Mart 2020 tarihleri arasında ICC  İstanbul Kongre Merkezi’nde Harbiye’de  yapılacak olan “Sağlıklı Yaşam ve Beslenme Fuarıı  kapsamında küratörlüğü ve program yürütücülüğü  bizzat ben Cigdem Hicran Yorgancioglu tarafından tertiplenen TTP TANGO TERAPİ PLATFORMU Sağlık ve Zindellik için Tango Dansı Etkinlik ve Çalıştayları  dahilinde çalışmalarımız ve söyleşilerimiz devam etmekte .

Toplumsal ve evrensel  barışın yanısıra toplumda  dinamizm, sağlık, yaşam coşkusu eğitim, huzur, refah ve istihdam sağlamaya yönelik sosyal sorumluluk  proeleriyle parallel olarak götürdüğüm  çalışmanın bir devamıdır aslında Tango Terapi Platformu; bir  dans, spor  ve kültür  olgusu olan tangonun, insan sağlığını gerek bedensel gerek zihinsel anlamda zinde tutma ve şifa yöntemlerine ışık tutmayı amaçlayan bu platformda;müziği yorumlamaları ve dinamikleri ile zerafet teknik ve esneklk  potasında eriterek  eşsiz  stil yaratmış çiftlerin,dans öğrencilerinin, hocaların,dansları ve gösterileri platformun en renkli etkinliklerinden biri olacaklar. Bunun yanısıra tangoterapi platformu sayesinde , tangonun  bedensel ve zihinsel sağlığa, zindeliğe ve dahi toplumsal etkilerine değin pek çok temalı seminerler, atölye ve çalıştaylar dizisi de düzenlenecek,katılımcılar tangonun insan sağlığına  ve birbirleriyle  aralarındaki ilişiklerin sağlıklığına değen yüzüne dair farkındallığa adım atacaklardır.

Platformu ve katılımcılarını daha yakından tanıma ve anlama açısından  önem arzeden  söyleşilerimiz sürerken  içinde bulunduğumuz hafta geride bıraktığımız Salı günü  değerli bilim insanı Professor Dr Nilufer Narli ile    kurucusu olduğu Bahcesir Universtesi’nde Sosyoloji bölümünde kendi odasında TTP TANGO TERAPİ PLATFORMU kapsamında  tarihsel sürecinden etimolojisine/kelime kökenine, tangoya dair toplumsal cinsiyet algısı ve önyargılardan  tangonun  bir anlamda sosyolojik  diyalektiğine, toplumsal etkilerinden ,insanın kendi iç yolculuğunu anlamada bir mihenk taşı olmasına kadar çeşitli katmanlarda i TANGO yu konustuk. 

Içine girdiği her oluşumu düşünsel , bilişsel ve pratik dinamikler bağlamında irdeleyen iki insanın sohbetindeki samimiyet hissi ile , vizyonu niyeti, çabaları, çalışmaları açısından, benim tarafımdan bakıldığında  herbiri ayrı ayrı ilham veren ve platform oluşumunu yüreklendirici ve  neticesinde cemiyete faideli olacağı inancıyla, TTP girişimini  desteklerken Tango dansı ile parkinsona  ve alzheimera karşı önleme iyileşytirme çalışmaları konuşuldu ama böyle bir  konferans ve platform formatında  bir ilk “ gibi destekleyici sözleriyle motivasyonumu arttıran   topluma çalışmalarıyla  barış ve çatışma çözümü açısından değer katan  Narlı’ya sohbet esnasında  bu projeye verdiği destek ve bu röportaj ,cin tesekkurlerimi  sunarak  öncelikle kendisini  ve tango yolculuğuna dair kendi sözlerini ve milonga kadınları tanıtımlarını naklederek 7 MART 2020 CUMARTESİ günü saat 15:30 – 17:00 DE kendisini HARBİYE de Istanbul Kongre Merkezi Tango Terapi Platformu etkinliklerinde dinleyebilrisniz .Bekliyoruz diyerek tamamlayacağım ilk bölümden sonra,  yazımın ikinci kısmında  sohbetin bana düşündürdüklerini biraz kaleme alma hevesindeyim. Zira sohbetin kendisinin ve kendi söylediklerinin video linklerini bu yazıya eklemekteyim . 
Bir Bilim İnsanı :Profesör Dr. Nilüfer Narlı 

Eğitim alanında, . Lisans eğitimini 1979 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Eğitim Bölümü'nde ana dalı felsefe, yan dalı ise sosyoloji olmak üzere birincilikle bitimesinin ardından Master derecesini beşeri bilimler alanında ana dal mantık, bilim felsefesi ve felsefe olmak üzere ODTU 'den almış olan Profesör Dr Nilufer Narlı’nın . Sosyal bilimler alanındaki doktorası, Malezya Sains Üniversitesi Karşılaştırmalı Sosyal Bilimler Fakültesi tarafından Siyaset Sosyolojisi alanında verilmiştir. Profesör Narlı, Bahçeşehir Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesinde Sosyoloji Bölüm Başkanı ve Siyaset Sosyolojisi Profesörüdür. Profesör Narlı’nın ilgilendiği araştırma ve öğretim konuları arasında şunlar yer almaktadır: Müslüman kadınların siyasal katılımı, Balkanlardaki düzensiz göç ve Suriye göçmenlerinin Türkiye’deki yaşam koşulları, Avrupa Birliği Uyum Reformları: Türkiye’de ordu ve iyi yönetişim. Yerel ve uluslararası medya kuruluşları (BBC WORLD, El Cezire, CNN, ZDF, ABC dâhil) Turkiye’deki ve Ortadoğu’daki siyaset konularında Narlı’nın görüşlerine sıklıkla başvurmaktadır. Narlı, 1995 yılından bu yana kadın hakları aktivistleriyle birlikte çalışmaktadır. 


Narlı, aralarında “Milonga Kadınları” adlı bir romanın da yer aldığı, çeşitli kitapların yazarıdır.

Onlar Kafka’nın böceğine dönüşüp, ince güçsüz bacakları ve kalın kabuklarına bakıp ağlayarak yok olmadılar. Milonga’nın tazeleyici gücü sayesinde bedenleri harabeye dönüşmekten, ruhları grinin soğuk tonlarına dönüşmekten, kurtuldu. Milonga Kadınları beyaz zambaklar gibi açan ışıltılı tene, ihtiras tomurcuklarının gizlendiği alev kırmızısı dudaklara, yıldız gibi parlak gözlere kavuştular. Arjantin’de, Türkiye’de ve daha birçok ülkede kadınların ibret verici bir mücadelesi oldu. Ezik bedenlerin ve ruhların hayata tutunup oradan yükselme mücadelesi. Bunu kim biliyor?

Milonga Kadınları özgürlükleri ve hakları gaspeden otoritenin karanlığından dansın ateşi ve ışığıyla çıkanların romanıdır. Sahici güzelliğin ve aşkın romanı!. “Milonga Kadınları”  adı roman türü edebi eserinden alıntıdır bu sözler .   

Narlı’dan Tango’nun Yolculuğu’na dair 
 
On Dokuzuncu Yüzyılın son yirmi yılında bir batağı andıran kenar mahallede doğan kosmopolitan çocuk tango, lotus çiçeği gibi başını dimdik tutup göğe bakarken insanların ona olan sevgisi ile gelişip kıtaları aştı. Çamurlu sudan başını gökyüzüne kaldırdığı an tıpkı lotus gibi bembeyaz ve saf haliyle bizleri kendine çekti. Bıçkınların bıçak dövüşleri, kör dövüşlerin karmaşası ve insanoğlunun acı çığlığından doğan tangodan faşistler, dar görüşlüler nefret etti. Türkiye'de ilk defa 1900 lü yıllara moden ve batı tarzı seven anlamında kullanılan tango kelimesi ve modern kadın için kullanılan " tango kadın" 1997 yılı sonrasında ARJANTİN tango sunu yapan sayısız insan ile anılmaya başladı. 

Tango ve Toplumsal Dinamikleri Dağarcığımızı besleyen verimli sohbetimizin verdiği  esinlenmelermin düşündürdüklerinin  derlemesi 

Hududun İçindeki Suriye , Barış ve Çocuk

Tüm kıymetli çalışmalarının yanısıra göç hareketlerinin önemi, küresel göç algısının yarattığı problemler ve olası çözüm önerileri üzerine değerli çalışmalar yapan ,toplumda sürekli suç işleme potansiyeli olan insanlar olarak görme algısının yaygın olduğu, hatta çoğu  vatandaşımızca geçmişin misafirlerinin şimdi rakip olarak görüldüğü kısaca toplumda istenmeyen kişiler olarak adledilen, yaşadıkları tüm maddi imkan ve sorunların yanısıra  kimliklerini ifade etmekte zorluklar yaşayan  halde oldukları bir durumda , Suriye’li çocukların entegrasyonu  açısından yapmış oldukları çalışmalar onun değer verdiğim çalışmalarımdan sadece bir tanesi. Bu konuda bizzat Cenevre’ye Birlesmis Milletler Barış görüşmelerinden Hududun icindeki Suriye çalışmalarına kadar anlamlı arastırmaları yürüterek toplumdaki ötekileştiriciliğin azalması hedefine yönelik bireysel ve  toplumsal  farkındalık kazandırmasını umduğum makaleler üzerinde çalışmam hasebiyle konuya has ayrı bir duyarlılığımın olması  olarak düşünebilir bu heyecanım.  Türk çocuklarla Suriyeli çocukları bir araya getirecek kaliteli  iletişimi mümkün kılabilecek bilim, sanat ve spor çalışmalarını üniversite  bünyesinde de projeler  çatısı altında ilerlemesine olumlu ve anlamlı katkı sunduğu  için Dünya Barışı ve Çatışma Çözümü açısından kendi iç yolculuğumda kendisinin Tango ile olan İç Yolculuğunun temas eden noktalarını anlamaya çalışma çabası diyebilirim belki bu hevesime. Zira kendisinin  kurmuş olduğu Sosyoloji Bölümünün  başkanlığını yapmakta olan  Prof. Dr. Nilüfer Narlı, Birleşmiş Milletler Eğitim ve Araştırma Enstitüsü (UNITAR) liderliğinde  Mayıs 2019'da faaliyete geçen ve Birleşmiş Milletler ile uluslararası üniversiteler tarafından kurulan University Global Coalition (Küresel Üniversite Koalisyonu) platformuna üye olan  ve Üniverstelerin misyonunun sadece öğrenci eğitmek değil aynı zamanda gerek  dünyada gerekse Türkiye'de yaşanan toplumsal meselelerle yakınen eğilmek ve çalışma üretmek olarak da gören Bahçeşehir Üniversitesi'nin değerli bir akademisyeni . 

Kitabını anlatırken o kadar çok insan hikayesi kadın hikayesi ve acı hikayesi ile dolmuşum ki dediği an Dünya gezileri sırasında yazdığım  gezginin manifestosu şekillendi zihnimde , acı hikayeleri ile dolduğumuzda mürekkep asla yerinde durmuyor .Milonga Kadınları  isminde bir kitabı , romanı yazmasına değil yazmamasına şaşırıdım dedim içimden. Güzel ifade ediyordu “Başlangıç sürecinden itibaren tangoda yapılan hatalardan çıkarak  ben kendine bir ayna tuttum ve kendimle yüzleşmek için bir imkan buldum “ sözleriyle tangodaki iç yolculuğunu Narlı. Belli ki o aynadan sırlı bir cama değil , can’a bakmış. 

Tango kelimesine etimolojik olarak ekseriya  dokunmak olarak yaklaşsak da  Nilüfer Hoca!nın   tango çarşafı dediğinde İki par¬ça pe¬le¬rin¬li çar¬şaf¬lar  meş¬ru¬ti¬yet'ten itibaren modelleri daha da moderrn halde  etekleri kısalan modeler canlandı dimağımda. Çocukken karikatürlerinden izlediğim Turhan Selçuk'lun   Abdülcanbaz öyküleri çizimlerindeki çarşaflar nasıldı acaba diye bir başka çağrışım geçti zihnimden , sonra da en¬se¬den bağ¬la¬nan tan¬go-baş  baş ör¬tü¬sü bir manada tesettür modası ve manası şekillendi kafamda merhum babamın sözcükleri.   bu sözcüklerin ardından babanem ve büyükbabamın üzerinde constantinopole yazılı tangobaş kıyafetli Cumhuriyet Türkiyesi öncesi  kendi dönemlerine göre nispeten çağdaş görünümlü   fotografları çağrışım yaptı birden zihin iklimimde . Yani ben Yorgandan Yorgancı  halimle  çarşaf çarşaf yazdım tangoya dair zihnimin sandık odasındaki zaman yolculuğumda  kendi geçmişimde Türkiye’deki Arjantin tangonun kökeninden kendi kökenlerime bir ayna tutar gibi...

Çiğdem YORGANCIOĞLU 
21 .Şubat 2020  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5