banner25

Tarımda verimli olalım dünyanın gıdasını tedarik edelim
banner17

Karasabanla toprağı süren, çapa yapan, düvenle harman koşan, sığır güden, balıkçılıkla uğraşan ve 45 yıldır gıda sektöründe çalışan bir kişi olarak; 1981 yılından bugüne Cumhurbaşkanlarına, Başbakanlara, Bakanlara, Siyasilere, Sivil Toplum Örgütlerine, tarım alanında çalışmalar yapan yetkili kurumlara ve basına çiftçilerimizin karşılaştığı sorunları ve çözüm önerilerini sundum. Yıllardır kendimi tekrara düşmek pahasına olsa da sürekli anlatıyorum' diyen Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis tarımın sürdürülebilirliği için çeşitli önerilerde bulunarak şu noktalara dikkat çekti:

2020’de 7.7 milyar olan dünya nüfusunun 2050 yılında yaklaşık 10 milyara ulaşacağı tahmin edilmektedir.

Dünya nüfusunun sağlıklı beslenmesi için tarımsal üretimin yüzde 60 artırılması öngörülüyor.

Artan nüfus ve gıda talebine göre, tarım sektörünün gıdada arz güvenliği açısından önemi dikkate alınmalıdır.

Tarım alanlarının ve su kaynaklarının hayati derecede daha da önemli olacağı bir sürece giriyoruz.

Azalan su kaynakları ve tarım arazileri, artan nüfusun gıda ihtiyacı, küresel iklim değişiklikleri ve tarım ürünlerinin enerji kaynağı olarak kullanımı, verimlilik konusunu ön plana çıkarmıştır.

Gelişmiş ülkelerde ekonomik büyümenin temel taşlarından biri tarımsal üretimin artırılması olmuştur.

Yeraltı kaynaklarına sahip olan ülkelerin dışında tarımsal faaliyetlere önem veren ülkeler ekonomik büyümeyi gerçekleştirmiştir.

Ekonomik zorlukların yaşandığı, sanayide ve hizmet sektöründe daralmanın en üst seviyelerde olduğu dönemlerde tarım sektörü sığınılan bir liman olmuştur.

Özellikle Pandemi sürecinde tarım ve gıdanın önemi bir kez daha anlaşıldı.

Bunun yanında COVID-19 salgını, toprak ve su kaynaklarının ne kadar önemli olduğunu bize gösterdi.

Tarımsal üretim, bir ülkenin gücüdür ve ulusal güvenlik kadar stratejiktir.

İnsanlığın beslenmesinde, kırsal kalkınmada, gıda ve sanayi sektörüne hammadde sağlamada ve ihracatta tarımın rolü büyüktür.

Türkiye’nin yapmış olduğu ihracatın yüzde 30’u tarıma dayalı sanayi tarafından gerçekleştiriliyor.

Türkiye’ye net döviz kazandıran yani ticaret açığı vermeyen sektörler, sadece tarım ve tarıma dayalı sanayi kategorisinde yer alıyor.

Tarım, tüm canlıların beslenmesinde hayati değer taşımasının yanında toplam iş gücünün üçte birinin geçim kaynağı ve toplumun her kesimini ilgilendiren vazgeçilmez bir sektördür.

Tarım ve gıda sektörü gerek ülke ekonomisine gerekse istihdama katkısı dolayısıyla iktisadi ve sosyal açıdan son derece kritik öneme sahiptir.

Atatürk 1923 yılında ‘’Milli Ekonominin Temeli Ziraattır’’ sözüyle tarım sektörünün ülke ekonomisindeki önemine ve sürdürülebilir üretime işaret etmiştir.

Asırlardır tarım ülkesi olarak bilinen Türkiye, dünyadaki endemik türlerin çoğunu topraklarında barındırması, buğday ve baklagillerin anavatanı ve gen merkezi olması bakımından avantajlı bir konumdadır.

Anadolu’nun bereketli topraklarını ve milli tohumlarını gelecek nesillere taşımaktan sorumlu olduğumuzu, tarımın önemini her fırsatta ısrarla vurguluyorum.

Türkiye tükettiğinden fazlasını üreten, ihracatını artıran, cari fazla veren, küresel arenada daha da güçlenen bir ülke konumuna gelebilir. Biz bu potansiyele sahibiz yeter ki yüksek kalitede, katma değerli üretim yapmaya kararlı olalım ve konsensüs oluşturalım.

Türkiye, tarımsal alan bakımından dünyada 17. sırada yer alıyor. Buna rağmen tarımsal verimliliğimiz istenilen düzeyde değil.

Tarımda yaşanan sorunlardan çiftçiler, üretenler kadar bu ürünlerin ticaretini yapan, işleyen, hammadde olarak kullanan tüccar, sanayici, ihracatçılar da olumsuz etkileniyor.

Türkiye’nin var olan tarımsal potansiyelini zenginliğe dönüştürmesi için üretim odaklı politikalara ihtiyacı var.

Sürdürülebilir bir üretim sistemiyle tarım ve gıda sektörünü imece usulüyle geleceğe hazırlamalıyız.

Türkiye’de tarım sektörü büyümenin en önemli dinamiği olacaktır.

banner18
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner1