Öne Çıkanlar japonya ABD Gaziantep almanya istanbul

Urla’nın en büyük tarım vahası
banner17

Libya’dan Urla’ya taşındıklarında aldığı zeytinyağı eğitiminin de etkisiyle zeytine yatırım yapmaya karar veren Duygu Özerson Elakdar, Hiç Zeytin Ormanı’nın hikayesini anlattı. 10 yıldır Urla’da yaşadıklarını ve Urlalı olmayı seçenlerden olduğunu belirten Elakdar, “Kendimizi Urlalı olmayı seçenler popülasyonuna dahil etmiş bulunuyoruz. Bir zeytinyağı tadım eğitimine gitmemle birlikte aslında zeytine dair tüm bildiklerimin yanlış olduğunu öğrendim. Aldığım eğitimin de etkisiyle zeytine yatırım yapmaya karar verdik. Bu yatırımımız için 2 bin 400 dönüm içerisinde bin 400 dönümü dikili alan olarak tesis edilmiş bir ormanlık arazi nasip oldu. Biz bu araziyi aldığımızda yanlış dikimler sebebiyle 30 bine düşmüş olan ağaç sayısını 60 bine çıkardık. Hiç Zeytin Ormanı şu anda Urla’nın en büyük tek parselde, tek işletmeciye sahip ve de organik tarım sertifikalı bir tarım vahası. Bu doğallığı bozmak bir katliam olurdu. Zirai mücadelede kimyasal kullanmadık. Ağaçlar alan içindeki barajda toplanan yağmur sularıyla sulanıyor. Alandaki elektrik ihtiyacı için güneşten faydalanıyoruz. Eşim markaya vizyonunu, tasarımını kattı ben 5 yıl süren İtalya’daki zeytinyağı eğitimlerimin birikimlerini kattım” dedi.

Hiç markasının sahibi Duygu Özerson Elakdar, GÖZLEM Gazetesi yayın kuruluna konuk oldu.

Yenilebilir orman; Hiç Zeytin Ormanı

Duygu Özerson Elakdar, Hiç Zeytin Ormanı’nda zeytinle birlikte çeşitli bitkiler ve baharatlar da doğal ortamda yetiştiriyor. Elakdar, “Biz burayı sadece bir zeytinlik olarak görmüyoruz. Zeytin ormanımız yenilebilir bir orman. Bu ormanın bize verdiği başta zeytin olmak üzere tüm kaynakları markalaştırmaya uğraşıyoruz. Bizden önce Türkiye’de bir ekonomik tarım bitkisi olarak tanınmayan ama endemik olarak doğamızda mevcut olan bir bitki var; altın otu. Bunun orijinal variyetisini 8 yıl önce Fransa’dan getirdim ve şu anda Fransa’ya ihracat yapıyoruz. Altın otu yağı çok az verim veren ama çok kıymetli bir uçucu yağ. Arazide zeytinyağı çeşnisi olarak ormanda ürettiğimiz baharatlarımız var. Şu anda Ar-Ge çalışmalarını gerçekleştirdiğimiz Hiç Zeytin Ormanı’ndan topladığımız çayımız var. Zeytin Ormanı’nın içerisinde Ahlat Ormanı’mız var, oradan Ahlat sirkesini üretiyoruz. Bunların hepsi geliştirilecek olan ürünler, hepsi aynı marka çatısı altında tasarlanıp satılacak. Bu bizim uzun vadeli gördüğümüz bir proje. Hepsi ilhamını Hiç Zeytin Ormanı’ndan alan bir ürün gamı oluşturacağız” diye konuştu.

Hiç Lokanta ve Tadım Atölyesi

Hiç Lokanta ve Tadım Atölyesi’nde ‘Yeni Urla Mutfağı’na ait lezzetlerin, Hiç Zeytin Ormanı’ndan toplanan ürünlerle yaratıldığını anlatan Elakdar, “Urla Sanat sokağında yıkılmış, metruk halde olan bir 160 yıllık taş bina vardı; Tarihi Açıkhava Sineması. Burayı satın aldığımızda aklımızda bir lokanta açmak yoktu. Markamız geliştikçe böyle bir ihtiyaç doğdu. Zeytin Ormanı bize değişik ilhamlar vermeye başladı. Urla’nın doğasının o kadar çok verecek şeyi var ki bunu görünür hale getirmeliyiz dedik. Bizim yarattığımız yatayda entegre bir sistem var. Zeytinden başlıyor, yağını kendimiz üretiyoruz. O yağ ve ormandaki tüm malzemelerin işlendiği bir lokantada Yeni Urla Mutfağını yorumluyoruz. Yani birbirini tamamlayan bir ekonomik sistem yarattık kendi içimizde.  Her Çarşamba lokantamızda canlı caz geceleri yapıyoruz, film geceleri yaptığımız oluyor. Yeni Urla Mutfağı adı altında zeytinyağının başrolde olduğu lezzetler ortaya çıkarıyoruz” dedi.
 
Ayrıca Hiç Lokanta ve Tadım Atölyesi’nde kullanılan tabaklar, Hiç Seramik Atölyesi’nde kendi ürettikleri seramik tabaklardan oluşuyor.

Urla’da tarım turizmi

Urla’nın doğa ve tarihi dokusunun tarım turizmine çok uygun olduğunu ve bunun için çalışmalar yaptığını söyleyen Elakdar, şu bilgileri verdi: “Yurtdışından gelen bir kişinin bir tam gününü zeytinle dolu dolu yaşatabilecek, bunu yaparken Urla’nın tarihi dokusunu da ön plana çıkarabilecek Klazomenai ziyareti yaparak, Kösten Müzesi’ni ziyaret ederek insanlara ‘Urla’da zeytinyağı yapılır’ mesajı verdikten sonra ülkelerine uğurlayarak bir tarım turizmine yönelik Urla’nın algısını yönlendirmek istiyorum.”

Duygu Elarson Elakdar, dünyanın en prestijli Zeytinyağı Teknolojileri ve Tadım Uzmanlığı Okulu olan O.N.A.O.O. ‘da aldığı eğitimle birlikte Zeytinyağı Okuryazarlığı Eğitimleri de veriyor.

URLA’NIN İHRAÇ EDİLEN İLK ZEYTİNYAĞI MARKASI

Hiç Naturel Sızma Zeytinyağı, Amerika’nın en büyük gurme mağaza zincirlerinden biri olan Whole Foods’da diğer prestijli zeytinyağı markalarıyla birlikte Made in Urla Markası ve Hiç Olive Oil olarak raflarda yerini aldı. Hiç Zeytinyağı, New York başta olmak üzere 43 noktada satılıyor.

ÖYLE SAFTIR Kİ ZEYTİNYAĞI ASLINDA ‘HİÇ’TİR

Duygu Özerson Elakdar, ‘Hiç’in markalaşma sürecini şöyle anlatıyor: “Mevlana, ‘Bu dünyada herkese bir şey olmaya çalışırken sen hiç ol! İnsanın çömlekten farklı olmamalı. Nasıl ki çömleği tutan dışındaki biçim değil, içindeki boşluk ise insanı ayakta tutan da benlik zannı değil, hiçlik bilincidir’ der. İlham kaynağı bu. Ayrıca, zeytin kendi başına bir mucize. Ben üretici, çiftçi olarak ona ekstra bir şey takmıyorum. Yeter ki, ondan bir şey çıkarmayalım ya da eksiltmeyelim... Hak ettiği değeri ve saygıyı vererek onu işliyorum. Onun için bizim payımız çok yok. Bu mantıktan ‘Hiç’ doğdu. Biraz tevazu göstermek gerekiyor.”
GİZEM AY 
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5