Pandemi en çok turizm sektörünü vurdu. Böyle olacağı belliydi. İşte umutsuzluğun doruk yaptığı günlerde birileri yeni çıkış yolları için düğmeye bastı. Sektör için yeni fikirler geliştirilmeliydi. Yeni fikir arayışı içinde olanlar önceleri sadece gazetecilerdi. Sonra sektörden katılımlar da oldu. Bilim insanları da bu oluşuma destek verdi. Son olarak da herkes katıldı. Koordinasyonu ilk başlarda Hediye Boztemur yaptı. Sonra sektörün en sevilen isimlerinden Melek Çubuk omuz verdi bu oluşuma. İlk toplantıların birinde Green Park Hotels&Resorts Yönetim Kurulu Başkanı Başkan Yardımcısı Atilla Üstündağ hiçbir otellerini kapatmadıklarını açıkladı ve “Her yerde yenilik peşinde koşuyoruz” dedi ve ekledi:

- Hepimiz yenilik aramalıyız… Çünkü misafirlerimiz arıyor.

O sırada Atilla Üstündağ’dan Londra’daki otel çalışmasını  öğrendik. Sonra bir başka toplantıda Elite World Otel Yönetim Kurulu üyesi Emel Elik Bezaroğlu yeniliklerden bahsetti. Mesela, Sapanca’daki otel inovatif özellikler taşıyan bir deney merkezi gibi idare ediliyordu. Sözlerinden bunu anladık.

Tam bu sırada oluşum, yeni fikirlere yelken açmak için Turizm Araştırma Geliştirme Platformu (TU-AR) adını aldı. Beyin fırtınası toplantıları bundan sonra başladı. Önce Antalya’da yapıldı böyle bir toplantı. Antalya’da ilk defa fiziki bir toplantı yapılmıştı. Sezon öncesi heyecan yarattı. Müthiş bir katılım oldu. Ev sahibi Kemal Şahin o toplantının ardından bu defa da TU- AR ile birlikte online bir etkinlik düzenledi. İşte orada Antalya’daki otelin artık teniste uzmanlaşacağını açıkladı. Böylece yeni dönemin yeniliklerinden birinin uzman otelcilik olacağını anlaşıldı.

Sonra peş peşe online toplantılar için düğmeye basıldı. Birkaç gün önce yapılan en son buluşma çok anlamlıydı. Online toplantıya 100’e yakın katılım olmuştu. Bilim insanları, gazeteciler ve sektörün çok önemli isimleri oradaydı. Doç. Demet Tüzünkan," Turizmde yetişmiş eleman avantajını kaybetmeyelim" çağrısı yapıyor.

İlk konuşmayı bir bilim insanı Doç. Demet Tüzünkan yaptı. Tüzünkan süreci o kadar iyi takip etmişti ki herkes nefessiz dinledi. Ama dikkat çektiği bir nokta çok önemliydi. Şöyle dedi:

- Bizde daralma Yunanistan kadar olmadı bir kere bunun altını çizmeliyim. Yunanistan’da yüzde 81’leri buldu. Biz de yüzde 70’lerde kaldı. Bu sürecin başarılı yöneltildiğinin işareti sayılmalı. Bu başarıda güvenilir belgesini hızla hayata geçirmenin büyük payı oldu. Biz turizmde rakiplerimize göre çok önemli bir avantaja sahiptik. Çok iyi yetişmiş, fark yaratan bir insan kaynağımız vardı. Vardı diyorum çünkü bu insanlar moralleri çok iyi değil şu anda… Turizmi onlar sattılar yıllarca… Milyarlarca dolar getirdiler ülkeye. Yemeği onlar yaptı. Hizmette bizi öne onlar geçirdi. Bu insanların moralleri çok bozuk bunun için bir şeyler yapmalıyız. Bize değer katan insan kaynağımıza sahip çıkmalıyız.

Şerif Yenen ilkbaharda turizmin atağa kalkacağını sonra eski günlerine döneceğini düşünüyor. Sonra Türkiye’de rehberlik denildiğinde akla ilk gelen isimlerden biri Şerif Yenen söz aldı. Umut verdi şu sözlerle:

- Evet umutluyum. Bütün dünya ilk fırsatta kendini dışarı atacak bu virüs bitecek ve patlama yaşanacak. Ama işte tam burada çok önemli bir şey yapmalıyız. Çünkü hiç bir şey eskisi gibi olmayacak. Çok şey yeni olacak. Bu yeniye hazırlanmalıyız. Bu günleri bu hazırlık için yoğun bir şekilde çalışarak geçirmeliyiz. Yeniye hazırlanmalıyız. Şimdi hazırlık dönemi. Bu yüzden bu tür toplantıları çok önemsiyorum. Hazırlık bilgiyi paylaşarak olur. Yeni dönemde en iyi biz olmalıyız.

Tanıdığım en başarılı turizmcilerden biri olan Şerif Yenen “Ağlamak ve üzülmekle bir yer varılmaz” dedi ve devam etti:

- Eskisi gibi büyük kalabalıklar şeklinde turizm olmayacak. Yeni rotalarımız olmalı. Dijital pazarlamaya hız vermeliyiz. Temas olayını sıfırlamalıyız. Deneyim turizmini, yeme içme olayını yeni şekline uygun bir şekilde planlamalıyız. Ürünlerimiz çeşitlendirmeliyiz. Mesela online turizme hak ettiği değeri vermeliyiz. Özel ilgi alanlara yönelmeliyiz. Yapacak çok işimiz var. Şu günleri iyi değerlendirmeliyiz.

Osman Ayık yeni sektörün yeni döneme iyi hazırlanması gerektiğinin altını çiziyor. Sonra sektörün en önemli isimlerinden Osman Ayık önemli noktaların altını şu sözlerle çizdi:

- Şerif’e katılıyorum. Dönem yeniye hazırlanma dönemi. İnsanlar kapalı kaldı ilk fırsatta sosyalleşmeye çalışacaklar. Bunun ilk ve tek yolu da turizm olacak. Yeni dönemde birçok şey birlikte yapılacak. Tesislerimizi buna göre yapılandırmalıyız. Misafirlerimiz hem tatil yapacak, hem de işlerine devam edecekler. Bu nedenle bütün işletmelerin çok iyi teknik altyapıya sahip olması gerekiyor. Belki iki üç ay bir tesiste konaklamak isteyecekler. Hayat kısa sağlıklı yaşamak istiyoruz. Ama geri kalan günlerimizi de mutlu yaşamak istiyoruz. Bunun yolu turizmden geçiyor. Ama işlerimizi de ihmal etmeden bunu yapmalıyız. Tesisler buna uygun yeniden dizayn edilmeli.

Sektörün en tecrübeli isimleri arasında olan ve Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin güvenilirlik projesini hayata geçiren Osman Ayık “turizm ışığı doğru kayacak” dedikten sonra şu tespitleri yapıyor:

- Bu şu demek turizm kuzeyden güneye doğru akacak. Biz güneydekiler olarak yeni dönemde fırsatlara sahibiz. Burada ilk hazırlanan öne geçecek. Oteller sadece otel olmayacak. Oteller ofis özelliği de taşıyacak yeni dönemde.

Sonra Bahçeşehir Üniversitesi’nden Banu Şahin’in sağlık turizmine ilişkin açılımı önemliydi. Belki bir turizmde hibrit arayışını Banu Şehin’in bakış açısı ile birleştirmek durumundayız. Yani hastane otel ilişkisini iyi yönetmeliyiz.

Uludağ Üniversitesi’nde Emel Adamış hocanın karşılaştırmalı analiz çalışmasından haberdar oldu sektör o toplantıda. Belki önümüzdeki dönemde turizmde kim ne yaptı, hangi ülke hangi adımı attıyı karşılaştırmalı olarak aktarabilecek Emel Hoca…

Sektör yenileniyor. Yenilikte öne geçmek için herkesin inovatif olması gerekiyor. Bilgiyi paylaşmak da önemli bugünlerde. Özetle bugünleri iyi değerlendirip iyi hazırlanmayız., Yoksa yine tren kaçtı edebiyatı yapmak zorunda kalabiliriz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.