Bugün pestisitler ve pestisit kullanımıa karşı başlatılan bir projeyi konuşalım istiyorum. 

Pestisitler…80’lerde öğrendiğimiz, tarım zararlıları ve sözüm ona ürün kalitesi için kullanımını günbegün arttırdığımız, daha az kusurlu ya da daha güzel görünen ürünler elde etmek uğruna toprağımızı, insanımızı, hayvanımızı ve geleceğimizi zehirlediğimiz kimyasallar…tarım zehirleri. Evet tanımlamayı  çok ağır yaptığımın farkındayım ancak maalesef durum en kısa haliyle bu. Dünya üzerinde her geçen gün bu zehirlerin insan sağlığı, eko sistem, biyolojik çeşitlilik, iklim değişikliği üzerine etkileri ve zararları açığa çıkıyor. Bu çalışmalar yaygınlaştıkça bu kimyasalların kullanımı kamu tarafından azaltılıyor ya da yasaklanıyor. Peki biz bu yasakları uyguluyor muyuz?, pestisit kullanımına karşı üretici, tüketici ve kamu otoriteleri olarak ne kadar bilinçliyiz? Bu konuda çalışmalarını, yazılarını okumaktan her zaman keyif aldığım bilim insanı Gıda Mühendisi Bülent Şık’ın bazı tespitlerini sizlerle paylaşmak istiyorum. 

Pestisit kullanımı son 10 yılda 57 kat arttı

Alınan verilere göre 2009’da yaklaşık 37.650 bin ton olarak kayıt edilen tarım zehiri kullanım miktarı Ziraat Mühendisleri Odası’ nın tahminine göre 2019 yılında %57 oranında artarak 59.000 ton’a ulaşmıştır. 

Antalya 1. Sırada

İller bazında tarım zehiri kullanım miktarlarına göre birinci sırada Antalya yer alırken sırasıyla Manisa, Adana, Mersin ve Aydın en çok pestisit kullanılan ilk beş ili oluşturuyor.

İhracat’tan geri dönen tarımsal ürünler

Özellikle Rusya ve Suudi Arabistan’dan geri gönderilen başta üzüm, domates, limon, kiraz, kayısı ve elma olmak üzere bir çok üründe, yasaklı Carbendazim kalıntısına rastlandı. Bu nedenle geri gönderilen ürünler bu zararlı pestisitin hala kullanıldığının göstergesi niteliğinde.

Glifosal ve Carbendazim 

Toprağı, yer altı sularını kirletme ve gıda maddelerinde kalıntı bırakma potansiyeline sahip kanserojen olduğu muhtemel bu pestisitler’den Carbendazim’in kullanımı 2014 yılında Avrupa Birliği ülkelerinde 2018 yılı Ocak ayında ise Türkiye’de yasaklandı. Özellikle Avrupa ülkelerinde en çok konuşulan pestisitlerden olan Glifosal’ın kullanımının yasaklanması için ise sesler her geçen gün biraz daha yükseliyor. Ancak bu pestisitlerin kalıntısına rastlanması nedeni ile ihraç ettiğimiz ürünler geri gönderiliyor, uluslar arası arenada ticari itibarımız zedeleniyor, ürünlerimize güven düşüyor. Daha da önemlisi  başta insan olmak üzere hayvan ve doğaya zararlı olduğu bilinen bu zehirler ile hala iç içe oluşumuz.

Zehirsiz Sofralar Projesi

Bu kadar olumsuz tespitin ardından umut verici bir gelişme ise Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği ile Avrupa Pestisit Eylem Ağı ortaklığında yürütülen Zehirsiz Sofralar Projesi Nisan 2019’da başladı. Amaç, 1 yıl sürecek proje ile pestisitlerin olumsuz etkileri ve pestisitlere alternatif yöntemler hakkında üretici ve tüketicilerde farkındalık yaratmak. Pestisit kullanımı ve alternatif tarım ve mücadele yöntemlerinin yaygınlaştırılması için savunuculuk yapacak proje’ye birçok önemli isim ve STK destek veriyor. Geleceğimizi ilgilendiren böylesi önemli bir konuda adım atan, destek veren herkesi tebrik ediyorum, ülkemizin ve çocuklarımızın umudu oluyorlar. Böyle projelerin çoğalmasına ihtiyacımız var.
 
Zehirsiz sofralar mümkün mü?...Umarım cevabı evet’dir.
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Osman laçin 2 ay önce

#onarıcıtarım ile güçlü toprak güçlü bitki zararlılara karşı koyabilir

banner5