banner25

Dünya genelinde uluslararası ölçekte ticari faaliyetlerini sürdüren çok uluslu şirketler salgınla beraber iş yapış şekillerini, iletişim biçimlerini ve liderlik anlayışlarını değiştirmiştir. İşletmelerin faaliyetlerini nerede nasıl yürüttüklerine bağlı olarak geliştirdikleri tüm işletme stratejilerinin aniden miladı dolmuştur. Salgından önce yapılan öngörülerin artık gerçekle hiçbir alakası kalmamıştır. Çünkü bu stratejiler ve geçmiş senaryolarla hazırlanan eylem planları artık gelişen yeni piyasa koşulları ve tüketici ihtiyaçlarına cevap veremez olmuştur.  Gelinen son noktada şirketler aldıkları acil durum önlemleri kapsamında salgın sonrası hayatta kalabilmek için işletme süreçlerinde ve değer zincirlerinin her halkasında bir dizi önemli revizyon yapmıştır.  

Bir işletmenin karlı olabilmesi ve bu karlılığını sürdürülebilir kılması için en temelde üç varlığa sahip olması gerekmektedir:

1-Finansal Kaynak (Sermayeye Erişim)
2-Teknik Bilgi ve Beceri (Uzmanlık Bilgisi)
3-İnsan Kaynağı (Ekip)

 
“Salgınla birlikte birçok işletme geleceğe yönelik hedeflerini ve çalışma biçimlerini yeniden tasarlamıştır.”

Salgın sonrasında kimi endüstriler şanslı addedilirken, kimileri şansız addedilmektedir.  Örneğin; salgından sonra çevrimiçi alışveriş, yemek dağıtımı, video oyunları veya video konferans sektörlerinde bulunan işletmeler; turizm, perakende, eğlence veya spor gibi diğer sektörlerde yer alan işletmelere kıyasla oldukça şanslı kabul edilmektedir. Şanslı endüstriler olarak nitelendirilen endüstrilerde bulunan işletmeler ise, müşterileriyle çevrimiçi iletişim kanallarını daha da arttırmak amacıyla geçmişte tasarladıkları iş modellerinde ve var olan çevrimiçi uygulamalarında yeni güncellemeler yaparak dijitalleşmeye yaptıkları yatırımları daha da arttırmaktadır.  
“Salgınla birlikte işletmelerde iletişim ve liderlik becerilerinin önemi artmıştır.”

Salgın dönemini en az zararla atlatabilmek için işletmeler çalışanlarına her zamankinden daha fazla bağlıdır. Dolayısıyla işletmelerde iletişim eskiye kıyasla çok daha önem kazanmıştır. İşletme liderleri salgınla birlikte çalışanlarını belirsiz koşullara ve özellikle sağlık sorunlarına karşı rahatlatmak için onlarla günlük iletişimlerini arttırmışlardır. 
 

Salgın dönemi gibi zor bir dönemde işletme çalışanlarıyla sağlıklı iletişimin kurulması için en temelde çalışanların kendilerinin liderleri tarafından önemsendiklerinden, korunduklarından, huzurlu ve güvende hissettirildiklerinden emin olmaları gerekmektedir. Yine bu dönemde işletme liderlerinin bildikleri, bilmedikleri konusunda ekiplerine şeffaf, açık ve dürüst olmaları gerekmektedir. Salgınla birlikte zorunluluk haline gelen uzaktan çalışma ortamı çalışanlara daha fazla esneklik sunmakta ve onların ofis ortamında çalışırken sergiledikleri davranış ve tutumlarından daha özgür davranış ve tutumlar sergilemelerine sebebiyet vermektedir. Örneğin, çalışanların kendiliğinden karar verdikleri kahve mola saatleri her ne kadar liderlerin otoritesini sarsıyor gibi görünse de etkili liderlerin çalışanlarıyla iletişimi aksatmamak adına bu duruma bir süre göz yummaya çalıştıkları gözlenmiştir. 
 

Güven ve tevazu, liderlerin yönetimsel kararlarını çalışanlarına benimsetmeleri ve şirket içinde yenilikleri teşvik etmeleri için kritik öneme sahiptir. Liderler salgın döneminde her zamankinden daha fazla şirket içi çalışma ekiplerine daha yakın olmalıdır. Liderlerin bu dönemde geliştirecekleri yönetimsel yenilik anlayışı daha az kontrol ve daha fazla güven olmalıdır. Liderler aktif iletişimi sağlayabilmek için şirket çalışma şekillerini çeşitli alternatifler deneyerek yeniden keşfetmeli ve değiştirmelidir. Salgın dönemi çok uluslu şirketlerde iletişim kanallarında farklı kültürel değişiklikler yapılmasını da gerektirmektedir. Çok uluslu şirketlerde liderler farklı kültürlere sahip çalışanlarına nasıl çalışmak istedikleri sorusunu sormakta tereddüt etmemeli ve çalışan beklentilerine göre iş yapış biçimlerini revize etmelidir. 
 

Salgın dönemi gibi piyasalarda en yoğun belirsizliğin yaşandığı bir dönemde liderlik becerilerinin önemi bir kez daha gözler önüne serilmiştir. Bu dönemde liderlik becerileri özellikle finansal tahminlerde bulunma ve finansal kaynak temininde nasıl bir yol haritası izlenmesi gerektiğine karar verme sürecinde; işletme liderlerinin finansal liderlik becerilerine sahip olması son derece önemlidir. Bu dönemde işletme liderleri; salgının büyük bir finansal krizi tetiklediği bu dönemde, izlemeleri gereken yol haritasını her detayıyla çevresel dinamikleri birer fırsata çevirerek ince ince planlamalı ve bu plana uygun kısa ve uzun vadeli finansal stratejiler belirlemelidir. Tabi ki burada vurgulanan fırsatçılık “Köpekbalığı” misali kötü niyetli bir fırsatçılık değildir. İşletme liderleri fırsatları elbette değerlendirmelidir; fakat etik, adil ve vizyoner bir bakış açısıyla…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner1